Mustafa Bozbey: “Bursa’da yaşananlar kötü yönetimin sonucu”

“Bugün Bursa’da yaşananlar kötü yönetim sonucunda gelinen noktadır” iddiasında bulunan CHP Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Bozbey, “Kentlinin genel ihtiyaçlarını karşılamadan planlama yapıyorsanız o plan işlemez ve uygulansa dahi sonuçları kötü olur. Göreve geldiğimizde, düzenlemeleri kentin tamamını planlayıp yapacağız” dedi.

Mustafa Bozbey: “Bursa’da yaşananlar kötü yönetimin sonucu”

HANDENUR KILIÇ I 24 BURSA

CHP Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Bozbey, Bursa’nın Yeni Medyası 24bursa.com’a verdiği özel röportajda, yaklaşan yerel seçimlerden Bursa’ya dair plan ve projelerine, kentin belli başlı sorunlarından çözüm önerilerine, kentsel dönüşüm çalışmalarından yeşil alan ihtiyacına kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu. İşte röportajımızın detayları…

– ÖNCELİKLE SEÇİM ÇALIŞMALARINIZ HAKKINDA BİLGİ VEREBİLİR MİSİNİZ?

CHP BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKAN ADAYI MUSTAFA BOZBEY: Önceden planladığımız seçim çalışmalarımıza biraz daha programlı bir şekilde devam ediyoruz. Bunu söylememin nedeni, seçim dönemi biter bitmez, 31 Mart 2019 seçimlerinin akabinde, hafta sonları her mahallede bulunduk. Vatandaşlarımıza teşekkür edip, ilçelerde belediye başkanından kaymakama, sivil toplum kuruluşlarından CHP ve İYİ Parti ittifakının bileşenlerine ve de esnafa kadar ziyaretler gerçekleştirerek günümüzü tamamladık. Genel Başkanımızın söylemi üzerine, 26 Mart 2021 itibarıyla, çalışmalarımızı program dahilinde daha disiplinli bir şekilde yürütmeye başladık.

“SORUNLARI KATILIMCILIK ANLAYIŞIYLA ÇÖZECEĞİZ”

Resmi tarihi Haziran 2023 olan genel seçimler sonrasında yerel seçim maratonu başlayacak. Yerel seçimin tarihi de 2024’ün mart sonu gibi olacak. Bu doğrultuda Bursa’nın sorunlarını tespit ediyoruz. Mahallelerden ilçelere, vatandaşlardan muhtarlara, sivil toplum kuruluşlarından odalara kadar herkesle konuşup sorunları tespit ediyoruz. Bilimsel verilere dayanarak çözüm üretiyor ve ilgili taraflardan da sorunları çözebilmek adına görüş alıyoruz.

2024 seçimlerinde Bursa halkı bize görev verirse, sorunların taraflarıyla bir araya gelip katılımcılık anlayışıyla bu sorunları tamamen çözecek projeler uygulayacağız. Bursa’nın en büyük dezavantajının tarafları dikkate almayarak yapılan uygulamalar olduğunu söyleyebilirim. Örneğin Bursa hava kirliliği ve kentsel kirlilik açısından yaşanamaz kentler arasına girdi. Artık bu kente turist gelmiyor, insanlar yaşamaktan keyif almıyor. Hatta vatandaş fırsat buldukça başka kentlere gidiyor. Bursa, Türkiye’nin en güzel şehirlerinden bir tanesi ama çok kirlettik.

“BURSA’NIN BAŞLICA SORUNLARI ULAŞIM, TRAFİK VE ÇEVRE”

Bursalılara kentin üç sorununu söyler misiniz? diye sorarsak; ulaşım, trafik ve çevre diyeceklerdir. Ardından da işsizlik, ekonomi diye ekleyenler olacaktır. Yirmi yıl kent yöneticiliği yaptık, vatandaşın sorunlarına çözüm önerileri ürettik. Bunu yaparken katılımcı bir anlayış uyguladık ve iyi sonuçlar aldık.

Örneğin bugün bazı mahallelerimizde on bir yaşındaki çocuklarımız uyuşturucu batağına saplanmış durumda. Bu sorunlar yerel belediye başkanlarından hükümete kadar herkesi ilgilendirir. Çözüm noktaları var mı? bunu düşünmeliyiz. Öte yandan bu tür bağımlılıkların arttığı yerlerde asayiş olayları da artış kaydediyor.

Bursa’da işsizlik problemi de var. Gençlerin sanayiye kazandırılması adına belediyenin proje üretmesi gerekiyor. Mezun olan gençlerimiz iş arıyor ama meslekleri yok. Diğer yandan iş insanları üretimde istihdamı artırmak istiyor. Bilgi birikimine sahip, kaynak yapabilen, mekanik işinden anlayan personeli istihdam edip çalıştırmak düşüncesindeler. Sanayinin birçok alanında nitelikli gençlere ihtiyaç var. Bu konuda yerel yönetimin de proje üretmesi gerekiyor.

“BAZI MESLEKLER İTİBARSIZ HALE GELDİ”

Türkiye’de üç meslek grubuna ben kutsal meslekler diyorum. Bunlar; hekimlik, doktorluk ve son olarak yargıçlık. Bu üç meslek grubu da üzgünüm ki itibarsız hale getirildi. Devlet okullarındaki öğretmenlerimiz eğitim verirken çekinir oldular. Çünkü öğrenciye niye bu dersi yapmadın diye bile soramıyorlar. Öğrenci aileye söylediğinde bu durum müdüre kadar gidiyor. Durum böyle olunca öğretmenler de kendilerini geri çektiler. Bilgisini en iyi aktaran öğretmen en iyi öğretmendir. Bugün öğretmenler çaba gösteriyor fakat arkalarında güç hissetmek istiyorlar.

Hekimlere gelecek olursak, ülkeyi terk ediyorlar. Hemşireler de gitmeye başladı. Hekim görevini yaparken güvencesi olması gerekiyor, özlük haklarında da iyileştirmeler yapılması lazım.

Diğer önemli meslek grubu olan yargıçlar ise insan yaşamını etkileyip adalet dağıtıyorlar. Bugün gelinen noktada, yargıçlar dahi duyarsız hale geldi. Güven olarak baktığımızda, yargıya güven o kadar düşmüş ki, insanların yüzde 90’ı yargıya güvenmiyor. Araştırma sonuçları, 18-25 yaş arası gençlerin yüzde 96’sının yargıya güvenmediğini ortaya koyuyor.

– PEKİ BURSA’NIN BAŞLICA SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİZ NELERDİR?

BOZBEY: Hedefimiz belediye-sanayi iş birliğini kurup, belirli yerlerde sadece sanayide değil, tarımda da insanları yetiştirmek. Köyde tarım yapanların üründe kaliteden maliyetlerin düşürülmesine kadar her tür tekniği öğrenmesi lazım. Esnafa da tezgahtarlık eğitimi vermemiz gerekiyor. Sanayi ve esnafla iş birliğine gidip projeler hazırlamak ve bunları sürdürülebilir hale getirmek lazım.

Ulaşım konusunda ise metronun şu an kar mı yoksa zarar mı olduğunu bilemiyorum. Fakat belediyenin kar amacıyla yaptığı bir iş olmamalı. Devlet kurumları hizmetlerde ilk olarak kamu menfaatini gözetmeli. Ulaşım vatandaşın hakkıdır ve belediye insanları bir yerden bir yere en ucuza ulaştırmak zorundadır.

“BURSA’DA YAŞANANLAR KÖTÜ YÖNETİMİN SONUCU”

Bugün Bursa’da yaşananlar kötü yönetim sonucunda gelinen noktadır. Yapılan projelerle devamlı şehrin merkezini yoğunlaştırıp her şeyi şehir merkezine taşıyorlar. İki katlı binalar yapmak yerine beş, on katlı binalar yapılıyor. Şehir merkezinde herkes aynı yere gitmeye çalıştığından trafik artıyor.

Yıllarca söyledim kentin içini boşaltmamız lazım. Acemler’deki hastane alanı yeşil alan olmalıydı; çünkü kentin yeşile ihtiyacı var. Ben bunu hep söyledim, hala da söylüyorum, oraya hastane yapılması doğru değil. O bölge yeşil alan olmalı; Bursalının hakkıdır. Stadyumun doğru bir yer olmadığını hep ifade ettik ve hala bugün de konuşuluyor. Kamulaştırmaları daha bitmedi; nasıl bitecek onu da bilmiyoruz.

“EN SORUNLU YER DOĞANBEY KONUTLARI”

Yapılması doğru olmayan diğer bir proje de Doğanbey konutlarıdır. Bu proje gündeme ilk geldiğinde, bölge kamulaştırılacaksa yeşil alan yapılması yönünde, Büyükşehir Meclisi’nde zabıtlara da giren, konuşmam var. Maalesef bu bölgede yeşil alan olarak sadece mezarlıklar kaldı. Kentin içinde yeşil alan bulunsun ve adınızla yüzyıllarca yaşasın, dedim. Fakat Doğanbey konutlarını inşa ettiler. Konutlarda oturan aileler de duramayıp kaçtı. Böylece hem bina olarak hem de oturanlar açısından Bursa’daki en sorunlu yer haline geldi.

Doğanbey konutlarını yıkmak mümkün ama tabu sahipleriyle anlaşıp onları dışarı taşımak lazım. Bunu kabul edeceklerini düşünüyorum; çünkü Nilüfer’deki daire fiyatlarına göre Doğanbey’deki daire fiyatları çok düşük. İnsanlar mutlu ve huzurlu oldukları yerlere gidiyorlar. Çocuklarının rahat olacağı, güvenli bir yerde yaşayabileceği bölgelerde oturmayı tercih ediyorlar.

Göreve geldiğimizde, kentin tamamını planlayıp ve parça parça imara açarak düzenlemeleri organize edeceğiz. Kentlinin genel ihtiyaçlarını karşılamadan planlama yapıyorsanız o plan işlemez ve uygulansa dahi sonuçları kötü olur.

“ATAEVLER HALKI BENİ ANLADI AMA ÇOK GEÇ OLDU”

Ataevler halkı beni çok iyi anladı ama geç anladı. O dönemde site sakinleriyle toplantı yapıp projenin nasıl olması gerektiğini anlattım. Fakat Büyükşehir itiraz edip yetkinin kendisinde olduğunu ve projeyi istediği gibi yapacağını ifade etti. Uyguladıkları kentsel dönüşüm sonucunda Ataevler maalesef bu hale geldi. Şimdi o bölgede yoğun yapılaşma var. Altyapı yetersizlikleri ortaya çıkmaya başladı. 13 bin 500 nüfusa sahipken, şimdi 40 bin nüfusa yaklaşacak. Okul alanları yeterli değil ve yeni okul alanı da oluşturulmadı.

Gözden kaçırdıkları bir nokta daha var. Bölgeden insan sağlığını olumsuz yönde etkileyen iki adet yüksek gerilim hattı geçiyor. Biz projemizde hem okul alanları planlamış hem de insanları yüksek gerilim hatlarından uzak tutmuştuk. Şimdi gerilim hatlarına çok yakın alanlarda insanlar oturacak.

“BURSA YEŞİL ÖZELLİĞİNİ ÇOK ÖNCEDEN YİTİRDİ”

Göreve geldiğimizde, kentsel dönüşüm projeleri kapsamında, yeşil alanlardan kültür, spor ve sosyal tesis alanlarına kadar birçok çalışmamız olacak. Hem mal sahipleri hem de yatırımcı kazanacak. Katılımcı bir anlayışla kentsel dönüşüm doğru bir şekilde gerçekleştirilecek. Sosyal tesis, yeşil alan, okul olmadan sadece konut yapıp doğru hizmet üretilemez. Bu zaten kentsel dönüşüm olmuyor. Binaları yıkıp yerine iki üç kat daha ekliyorlar.

Bursa’ya tepeden baktığınızda yeşil alanların çoğunlukla mezarlık olduğunu görüyorsunuz. Nilüfer ile Osmangazi arasında sadece Hüdavendigar ve Merinos parkları var. Bunların haricinde DSİ’nin Karayolları’na ait yerleri bulunuyor. Böyle bir kente nasıl yeşil Bursa dersiniz? Bursa yeşil özelliğini çok önceden yitirdi ve yitirmeye devam ediyor. Bursa’da Nilüfer’in öne çıkmasının sebebi yeşil alanlarının korunup bunun için mücadele edilmesidir.

Devletin burada kentsel dönüşüm ile alakalı yapması gerekenler var. Konutlar için uzun vadeli ve faizsiz kredi verilmesi, KDV muafiyeti getirilmesi gibi uygulamalar yapılması gerekiyor. Devlet desteğiyle, Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde, bina yaparak anlaşma sağlanması lazım. Böylece müteahhitler de girmeye başlayacak. Öncülük yaparsanız ve değişimi vatandaş görürse kendileri gelip müracaat edeceklerdir.

– SON OLARAK, SİZCE BURSA’NIN YENİ SANAYİ ALANLARINA İHTİYACI VAR MIDIR?

BOZBEY: Bursa’ya turistler günü birlik gelip gidiyor. Kültürel birikimden tarihi zenginliklerine kadar birçok değere sahip olmasına rağmen Bursa turizmden yeteri kadar pay alamıyor. Bundan herkes sorumlu, özellikle de belediye ama bunu değiştirmek mümkün. Bursa’da sanayi, tarım ve turizmin işlevleri ayrı. Ancak Bursa sanayiye yeteri kadar doydu ve fazlasına da gerek yok. Sanayi bu yüzden başka yerlere aktarılmalı.

Örneğin TEKNOSAB’ın doğru bir proje olduğunu düşünmüyorum, yapılmaması gerekirdi. Bursa o bölgede sorunlarla boğuşacak. Mahallelerde kaçak inşaatlar devam ediyor ve yetkililer de bu sorunla ilgilenmiyor. Bölgede 260 bin kişinin çalışacağı söyleniyor. Öyle görünüyor ki bölgeye giden yollar tıkanacak ve Bursa’daki trafik problemi daha da içinden çıkılmaz bir hale gelecek.

Öte yandan, konut yapılırsa yine tarım arazisine yapılacak. Uydu kentten bahsediliyor. Sosyal ve kültürel tesisler, eğitim alanları gibi ihtiyaçlar düşünüldüğünde 450 bin nüfuslu bir yer ortaya çıkacak. Oysa önce konutların ardından sanayinin kurulması gerekir. Sanayi bölgesi planlanırken de her şeyin A’dan Z’ye düşünülmesi lazım.

YORUMLAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz..
X